• +90 212 359 73 45
  • iklimbu@boun.edu.tr

Author Archive

Küresel yenilenebilir kapasitesi 171 GW arttı

Okuma süresi 4 dakikadır.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından yayınlanan yeni verilere göre, yenilenebilir enerji kapasitesinde on yıldan fazla süredir devam eden güçlü büyüme eğilimi, 2018’de küresel ölçekte 171 gigawatt (GW) yeni kapasite ilavesiyle önemli bir büyüklüğe ulaştı.
Yenilenebilir enerjideki yıllık yüzde 7,9’luk artış, ağırlıkla büyümenin yüzde 84’ünü oluşturan güneş ve rüzgar enerjisi tarafında sağlanan yeni yatırımlarla desteklendi. Mevcut durumda küresel güç kapasitesinin üçte biri gibi önemli bir oranı yenilenebilir enerjiye dayanıyor.

iklimbu

Türk Vergi Sistemi, İklim Değişikliğini Olumlu Etkileyebilir mi?

Okuma süresi 2 dakikadır.

Sabancı Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren politika araştırma merkezi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM), Türkiye-Avrupa arasındaki akademik, politik ve sosyal bağları güçlendirmeyi hedefleyen İPM–Sabancı Üniversitesi–Stiftung Mercator Girişimi, “Türkiye’de Binek Otomobillerden Kaynaklanan Emisyonların Azaltılması: Vergilendirme Politikalarının Rolü” konulu çalıştaya ev sahipliği yaptı.

Geçtiğimiz Çarşamba günü (03.04.2019) Sabancı Üniversitesi Minerva Han’da İPM Kıdemli Uzmanı Dr. Ümit Şahin’in açılış konuşmasıyla başlayan “Türkiye’de Binek Otomobillerden Kaynaklanan Emisyonların Azaltılması: Vergilendirme Politikalarının Rolü” çalıştaya dünya çapında yankı uyandıran “Volkswagen DIESELGATE” konusunu ortaya çıkaran, Uluslararası Temiz Taşımacılık Konseyi (ICCT) Direktörü Dr. Peter Mock’un yanı sıra, ICCT Bilim Kurulu Üyesi Murat Şenzeybek ve Alman Çevre Bakanlığı’ndan Mareike Welkekatılım gösterdi.

iklimbu

Yeni Araştırma: Türkiye’deki 16 Yaşından Büyük Binek Araçlar Karbondioksit Emisyonlarının %40’dan Sorumlu

Okuma süresi 3 dakikadır.

Yeni bir araştırma, Türkiye’deki 16 yaşından büyük binek araçların, toplam karbondioksit emisyonunun yaklaşık %40’ını, toplam azot oksit (NOx) emisyonunun ise %67’sini ürettiğini ortaya çıkarıyor.

Türkiye binek araç pazarındaki en son gelişmeleri özetleyen ve vergi sistemini optimize etmeye yönelik daha fazla araştırma için temel oluşturan yeni bir araştırma, 16 yaşından büyük binek araçların, Türkiye’deki toplam karbondioksit emisyonunun yaklaşık %40’ını, toplam azot oksit (NOx) emisyonunun ise %67’sini ürettiğini, ancak toplam Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) gelirine %10’dan daha az katkıda bulunduğunu ortaya koyuyor.

iklimbu

Shell İklim Değişikliği Pozisyonu Nedeniyle Fosil Yakıt Lobisinden Ayrılıyor

Okuma süresi 1 dakikadır.

Shell’in iklim değişikliği konusundaki konumu, parçası olduğu ticaret birliklerinin yaklaşık yarısı ile uyumsuz. Aralarından biriyle olan anlaşmazlık ise o kadar ciddi ki şirket gelecek yıl üyeliğini sonlandıracak.

Royal Dutch Shell Plc tarafından yayımlanan yeni bir rapordaki bulgular, şirketin lobicilik gruplarıyla olan ilişkisinin iklim değişikliği konusundaki çalışmalarına zarar verip vermediğini ele alıyor. Shell’in raporunun fosil yakıt sektöründe ses getirmesi bekleniyor. Şirketle aynı sektörde bulunan diğer firmaların çoğu aynı gruplara üye ve iş modellerini Paris Anlaşması ile uyumlu hale getirmek için hissedarları tarafından büyük bir baskıyla karşı karşıyalar.

iklimbu

AB’den Nükleer Enerjiye Veto

Okuma süresi 3 dakikadır.

Avrupa Parlamentosu nükleer ve fosil yakıtlara yatırımı yeşil finansman taksonomisi önerisinden çıkarma yönünde oy kullandı.

Avrupa Parlamentosu (AP) geçtiğimiz hafta Perşembe günü (28 Mart) günü sürdürülebilir varlıklar için önerilen bir sınıflandırmayı oylayarak nükleer enerjinin finansal piyasalarda yeşil onay damgası almaması için oy kullandı.

Parlamentoda oylanan metin aynı zamanda fosil yakıtları ve gaz altyapısını AB’nin önerilen yeşil finans taksonomisi kapsamından çıkarıyor ki buradaki hedef, yatırımları kirleten endüstrilerden temiz teknolojilere aktarmak.

iklimbu

Yenilenebilir enerji artışı 640 milyon ton emisyonu önledi

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından hazırlanan Küresel Enerji ve Karbondioksit Emisyonları Statü Raporu’na göre, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarının artışı, kömürden gaza geçiş ve nükleer santraller 640 milyon tonluk karbondioksit emisyonunun oluşmasını engelledi.
Enerji sektörü kaynaklı küresel karbondioksit emisyonları geçen yıl yüzde 1,7 artarak tarihin en yüksek seviyesine ulaşırken, toplam enerji talebindeki büyümenin 45’ini doğal gaz oluşturdu.

iklimbu

Yaşayan Gezegen Raporu 2018

Okuma süresi 2 dakikadır.

(Rapor 30 Ekim 2018’de yayınlamıştır.)

Dünya Biyolojik Çeşitlilik Kaybıyla Alarm Veriyor!
WWF – Dünya Doğayı Koruma Vakfı ve Londra Zooloji Derneği’nin ortaklaşa hazırladığı ‘Yaşayan Gezegen 2018 Raporu’ yayımlandı. Rapora göre doğa, biyolojik çeşitlilik açısından tüm dünyada alarm sinyalleri veriyor. Türkiye de canlı türleri için cazip bir coğrafya olmaktan hızla uzaklaşıyor.. Küresel düzeyde tehlike altında olan türlerin ülkemizdeki sayısı 2008 yılında 131’ken, bugün yaklaşık 400’e çıktı.
WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) ve Londra Zooloji Derneği’nin Yaşayan Gezegen 2018 Raporu açıklandı. 1998 yılından bu yana, iki yılda bir hazırlanan, Yaşayan Gezegen Raporu, gezegenimizin sağlığını ve küresel biyolojik çeşitliliğin güncel durumunu ortaya koyuyor. Raporun ilk basımından 20 yıl sonraki özel sayısında insanlığın dünyamızın sağlığı üzerindeki etkisi 50’den fazla uzmanın katkısıyla ortaya konuldu.
‘Büyük İvme’ çağında yaşıyoruz
Raporda, giderek artan tüketim ve bunun sonucunda yükselen enerji, arazi ve su talebinin dünyamızı, Antroposen Çağ olarak adlandırılan yeni bir jeolojik çağa sürüklediğine, dünya tarihinde ilk kez tek bir türün, yani insanın gezegen üzerinde bu denli güçlü bir etki yarattığına dikkat çekiliyor. “Büyük İvme” adı verilen bu hızlı değişim, bugüne dek insan açısından pek çok fayda sağladı. Bu süreçte doğa da, modern toplumun yapı taşlarını oluşturan çok sayıda hizmet sundu ve sunmayı sürdürüyor. Doğanın bugün küresel anlamda ekonomik faaliyetlere sağladığı yıllık katkı yaklaşık 125 trilyon Amerikan Dolarını buluyor. Ancak bugün doğadaki biyolojik çeşitlilik yok olma sinyalleri veriyor.
Bulgular, biyolojik çeşitlilikteki azalmayı tetikleyen en önemli etmenlerin aşırı kullanım ve tarımsal faaliyetlerin yanı sıra istilacı türler, plastik kirliliği, avcılık, balıkçılık, tarımsal kirlilik, barajlar, yangınlar ve madencilik gibi etkenler olduğunu gösteriyor. İklim değişikliğinin de şimdiden ekosistem, tür ve hatta genetik düzeyde etkili olmaya başladığı vurgulanıyor.
Son 44 yılda canlı popülasyonları yüzde 60 azaldı
Yaşayan Gezegen Raporu kapsamında hazırlanan Küresel Yaşayan Gezegen Endeksi, 4 bini aşkın memeli, kuş, sürüngen ve amfibi türüne ait bilgileri içeren Yaşayan Gezegen Veritabanı’ndan alınan 16 bin 700’den fazla popülasyona dayanarak oluşturuldu. Rapor, endeks verilerinden hareketle doğadaki kaybın büyüklüğünün altını çizerek; canlı türlerinin popülasyonlarında yüzde 60’lık genel bir düşüş olduğuna dikkat çekiyor.
Türkiye’nin Yaşayan Gezegen Endeksi de hızla düşüyor
Yaşayan Gezegen Endeksi’nde Türkiye’de görülen yaklaşık 57 türe ait toplam 107 popülasyon verisi de yer alıyor. Türkiye coğrafyasının büyük bir bölümü, küresel düzeyde önemli üç biyoçeşitlilik sıcak noktasının birleşim kümesi içinde: Kafkasya, Akdeniz veİran-Anadolu. Bu coğrafyayı, 160’ın üzerinde memeli, 460’dan fazla kuş, üçte biri endemik 10 bini aşkın bitki, 364 kelebek, 141 sürüngen ile çift yaşamlı ve 405 balık türü ile paylaşıyoruz. Ancak dünyadaki genel eğilim doğrultusunda Türkiye’de de, Ekolojik Ayak İzi büyürken (1996’da 1,2 dünyaya eşit iken bugün 1,9 dünya seviyesinde) Yaşayan Gezegen Endeksi düşüyor. Kuruyan göl, kirlenen akarsu haberleri artıyor. Yani ülkemiz biyolojik çeşitlilik açısından cazip bir coğrafya olmaktan giderek uzaklaşıyor. Rapor geçtiğimiz yüzyıla kadar coğrafyamızda görülen leopardan, halen Birecik’te gözetim altında varlığını sürdürebilen kelaynaklara; özverili çabalarla korunan deniz kaplumbağalarından nadir deniz memelisi Akdeniz fokuna pek çok örnekten hareketle ülkemizde de aşağı doğru bir seyir izleyen Yaşayan Gezegen Endeksi’ni tersine çevirmek için atılabilecek adımlara yer veriyor.
Uğur Bayar: ‘İnsanın varlığı doğal kaynaklara bağlı, hızla harekete geçmeliyiz’
Yaşayan Gezegen 2018 Raporu”nu değerlendiren WWF-Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Bayar şunları söyledi: “İnsanın varlığını sürdürebilmesinin doğal kaynaklara bağlı olduğu gerçeği her geçen gün daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. Buna rağmen doğayı endişe verici derecede tahrip etmeye devam ediyoruz. Bizler bu gidişatı tersine çevirebilecek son nesiliz. Hızla, uluslararası düzeyde harekete geçerek doğayı ve biyolojik çeşitliliği koruyacak önlemler almamız gerek. Bu rapor, önümüzdeki birkaç yılda yapacaklarımızın dünyanın geleceğini belirleyeceğini gösteriyor. Henüz geç kalmadığımızı, hâlâ yapabileceğimiz şeyler olduğunu da… Türkiye’nin de bu konuda atılan uluslararası adımlara destek olması ve ulusal kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlayan politikalar geliştirerek uygulaması gerekiyor.”

iklimbu

“Dünyanın en verimli rüzgar türbini Türkiye’de üretiliyor”

Okuma süresi 3 dakikadır.

Küçük ve verimli rüzgar türbini üretiminde, ABD’nin dışında Türkiye’yi ikinci üretici ülke konumuna getiren Halbes Enerji, yüzde 78 olan yerlilik oranını yeni teknolojiyle yüzde 90’ın üzerine taşıdı.
En küçük rüzgarda bile elektrik üretme yeteneğine sahip türbinlerin Türkiye için büyük avantaj sunduğunu belirten Halbes Enerji Genel Müdürü Haluk Deda, herkesin kendi enerji ihtiyacını kendisi üretmesi için küçük ve orta ölçekli türbinler geliştirdiklerini bildirdi.

iklimbu

İklim Değişikliğinin Yükünü Neden Atlas Taşıyor?

Okuma süresi 2 dakikadır.

İklim Haber, Greta Thunberg’in çağrısına cevap veren ve geçtiğimiz hafta okulu kırarak Bebek Parkı’nda eylem yapan Atlas Sarrafoğlu’nun neden iklim değişikliğinin yükünü taşıdığına dair bir video hazırladı.

11 yaşındaki Atlas Sarrafoğlu, geçtiğimiz Cuma günü (15 Mart 2019) Greta Thunberg’in iklim grevi çağrısına cevap vermiş, okulu kırarak Bebek Parkı’nda arkadaşlarıyla beraber tarihin en büyük kitlesel hareketlerinden birine katılmıştı. İklim Haber’de Atlas’ın neden iklim değişikliğinin yükünü taşıdığına dair bir video yayımladı.

iklimbu

Idai Tropikal Fırtınası Afrika’nın Güneydoğusunda Etkili Oldu: 100 binden Fazla Kişi Tehlike Altında

Okuma süresi 2 dakikadır.
Idai Tropikal Kasırgası nedeniyle Mozambik’te can kaybının 1000’i geçebileceği açıklandı. Komşusu Zimbabve’de ise şu ana kadar 98 kişi yaşamını yitirirken, 217 kişiden ise haber alınamıyor.

Afrika’nın güneydoğusunu vuran Idai Tropikal Kasırgası, geçtiği yerlerde ciddi can kaybı ve hasara neden oldu Mozambik Devlet Başkanı Filipe Nyusi, kasırga nedeniyle 1000’den fazla kişinin hayatını kaybetmiş olabileceğini açıklarken, Zimbabve’de ise 200 kişi kayıp.

iklimbu
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Skip to toolbar