Category Archives: BİZDEN HABERLER

Sürdürülebilirlikte dünyanın en güçlü 10 kadınından biri Türkiye’den seçildi

2014 yılından bu yana düzenlenen ve daha önce Hillary Clinton’ın da aralarında olduğu pek çok önemli isime verilen, ‘Sürdürülebilirlik alanında Lider Kadınlar Ödülü’ (WSLA), bu yıl Dr. Duygu Erten’e verildi!

USGBC ve gb&d tarafından her yıl düzenlenen Sürdürülebilirlik alanında Lider Kadınlar Ödülü (WSLA) ile dünyada sürdürülebilirlik alanında fark yaratan en güçlü kadınlar ödüllendiriliyor. gb&d (Yeşil Binalar ve Tasarım) , USGBC (Amerika Birleşik Devletleri Yeşil Binalar Konseyi) ve Sürdürülebilirlikte Dünya Liderleri Kadınlar grubu tarafından bu yıl 4.kez verilen ödül, mimari ve çevrecilik alanında dünyanın en prestijli ödüllerinden biri.

Devamını oku...

TÜRKİYE’DEKİ KURAKLIK KARAKTERLERİNİN MEKÂNSAL VE ZAMANSAL DEĞİŞKENLİĞİ

Haim Kutiel (1), Murat Türkeş (2)

(1) Klimatoloji Laboratuvarı, Coğrafya ve Çevre Bilimleri Departmanı, Haifa Üniversitesi, İsrail
(2) İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul, Türkiye

ÖZET: Kuraklık dünyanın her bölgesinde ve her zaman görülmesi olası bir olaydır. Özellikle sıcak ve kurak Akdeniz tipi iklim koşulları ve su sıkıntısı gözlemlenen yarı kurak bölgelerdeki kuruluğun ve kuraklığın doğasını ve tutarını anlamak çok önemlidir. Bu makalede, Türkiye’deki iklimsel kuraklık karakterlerinin mekâna ve zaman bağlı değişimi analiz edilmiştir.

Devamını oku...

TÜRKİYE’DE İKLİM DEĞİŞİYOR MU ? ARDIŞIK İKİ ZAMAN DİLİMİ, 1950-1980 VE 1981-2010, İÇİN KARŞILAŞTIRILMALI İSTATİSTİK ANALİZİNE DAYALI BÖLGESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SİNYALLERİ

Murat Türkeş (1), Ceylan Yozgatlıgil (2), İnci Batmaz (2), Cem İyigün (3), Elçin Kartal Koç (2), Fidan M. Fahmi(2), Sipan Aslan (2)

(1) İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul, Türkiye
(2) Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İstatistik Departmanı, 06800 Ankara, Türkiye
(3) Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği Departmanı, 06800 Ankara, Türkiye

ÖZET: Bu çalışmada, meteorolojik değişkenlerin davranışlarındaki farklılıklara dayanan; birbirinden farklı, objektif istatistiksel test metotları kullanılarak Türkiye’nin iklim bölgeleri yeniden ele alınmıştır, ve ardışık iki zaman dilimi için karşılaştırılmalı istatistiksel analiz yapılmıştır. Çalışmada, 1950-2010 yılları arasında Türk Meteoroloji Servisi’nin 244 klimatolojik/meteorolojik istasyonundan elde edilmiş toplam yağış ve minimum, maksimum ve ortalama hava sıcaklık serisi verileri kullanılmıştır. Her bir değişken için ayrı ayrı olarak K-ortalama ve aşamalı kümeleme metotları kullanılarak 1950-1980 ve 1981-2010 yılları arasında Türkiye’deki yüzey hava sıcaklık ve yağış şekilleri elde edilmiştir. Bağımlı Örneklem t-Testi (Paired-samples Student’s t-test) ve Pittman-Morgan (P-M) t-Testi uygulanarak bir periyottan diğerine geçişte serilerin ortalama ve değişkenliklerindeki potansiyel değişiklikler tespit edilmiştir. Bu çalışmanın sonuçları, sıcaklık serileri bakımından Türkiye’deki iklim özelliklerinin genelde benzer olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte, iklim bölgelerinin var olan coğrafi modellerinde bazı değişiklikler vardır. İstatistiksel testler her üç sıcaklık serisinin de 1980 yılından sonra arttığını göstermiştir. En büyük değişiklikler Türkiye’nin yağış bölgelerinde gözlenmiştir: Kıtasal merkez, merkez-batı ve merkez-doğu Anadolu bölgeleri; ve kıtasal kuzey ve doğu Anadolu bölgelerinde belirgin değişiklikler vardır. Ayrıca, 1980 yılından sonra Türkiye’nin kuzey ve doğu bölgelerinde yağış miktarında artış olduğu açıkça bellidir; ancak batı, merkez ve kuzeydeki bölgelerdeki yağış miktarında çoğunlukla kuru yaz mevsimi yarı-tropik Akdeniz iklimi olarak karakterize edilen azalmalar olmuştur.

Devamını oku...

TÜRKİYE REKOR MAKSİMUM VE MİNİMUM HAVA SICAKLIKLARININ FREKANSLARINDA 1950-2014 DÖNEMİNDE GÖZLENEN DEĞİŞMELER VE ATMOSFER KOŞULLARIYLA BAĞLANTILARI

Ecmel Erlat (1), Murat Türkeş (2),
(1) Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Coğrafya Bölümü , 35100 Bornova-İzmir, Türkiye
(2) İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul, Türkiye

ÖZET:
Çalışmada 1950-2014 döneminde Türkiye’deki 81 meteoroloji-klimatoloji istasyonunda kaydedilen rekor maksimum ve minimum hava sıcaklıklarının yıllık sayılarındaki zamansal değişimler ile en fazla rekor sıcaklık olayının gözlendiği yıl, mevsim ya da aylardaki yüzey ve üst atmosfer sinoptik klimatolojik/meteorolojik koşulları incelendi. Sonuçlar, Türkiye’de ölçülen rekor minimum hava sıcaklığı frekansının 1950’li yıllardan günümüze doğru azaldığını, rekor maksimum hava sıcaklığı frekansında ise bir artış olduğunu ve bu artışın özellikle 2000’li yıllarla birlikte belirginleştiğini göstermektedir. Rekor maksimum sıcaklık olaylarının yarısı 2000-2014 döneminde kaydedilmiştir. Rekor sıcaklıkların frekansının en yüksek olduğu yıllar sırasıyla, 2010, 2007 ve 2008’dir. Türkiye’de kaydedilen yıllık rekor minimum hava sıcaklığı frekansları ise, 1980’lerin ortasından beri belirgin bir azalma eğilimi göstermektedir. Azalma eğilimi, 2005 yılı sonrası daha da kuvvetlenmiştir. Rekor minimum hava sıcaklıklarının frekansı, sırasıyla 1985, 1967 ve 1950 yıllarında en yüksek sayıya ulaşmıştır. Çalışmada kullanılan 81 istasyonda en yüksek sıcaklık değerleri 2000 yılında, en düşük günlük sıcaklıklar ise 1950 yılında kaydedilmiştir. Rekor yüksek ve düşük hava sıcaklıklarının kaydedildiği yıllarda, sinoptik ölçekli belirgin yüzey ve yüksek atmosfer basınç, rüzgâr ve sıcaklık anomalisi desenleri etkili olmuştur. Rekor maksimum hava sıcaklıklarının frekansının arttığı yıllarda, çoğunlukla kuvvetlenmiş ve uzun dönemli güney sektörlü yüzey ve sınır katmanı rüzgarları ile asıl olarak 850 hPa jeopotansiyel yükseklik düzeyinde gelişen güney sektörlü sıcak hava adveksiyonları gözlenmektedir. Türkiye’de rekor minimum sıcaklıkların frekansının yüksek olduğu yıllarda ise, Orta Akdeniz Havzası, Balkanlar ve Batı Anadolu üzerinde egemen bir antisiklonik anomaliyle bağlantılı kuzey sektörlü rüzgârların yanı sıra, 850 hPa standart basınç düzeyinde Anadolu ve Mezopotamya üzerinde yerleşik zayıflayan meridyonal rüzgârlarla bağlantılı görece soğuk hava akımları egemen olmaktadır.

Devamını oku...

Türkiye’deki don olayları başlangıç ve bitiş tarihleri, don oluşmayan dönem: eğilimleri, değişimleri , Kuzey Atlantik ve Arktik Salınım indisleri ile ilişkileri, 1950-2013

Ecmel Erlat (1), Murat Türkeş (2)

(1) Fiziksel Coğrafya Bölümü, Coğrafya Departmanı, Ege Üniversitesi, 35100 Bornova-İzmir, Türkiye
(2) İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul, Türkiye

ÖZET: Bu çalışmada, Türkiye’de bulunan 80 istasyondan alınmış günlük en düşük hava sıcaklığı verileri kullanılarak klimatoloji; sonbahar erken donları (FFF), ilkbahar geç donları (LSF) ve don oluşmayan dönem (FFP) sürelerinin yıldan yıla ve uzun vadeli değişimleri incelenmiştir. Ayrıca Kuzey Atlantik Salınımı (NAO) ve Arktik Salınımı (AO) tele bağlantı modellerinin sözü edilmiş olan iklimsel gözlemler üzerindeki etkileri de incelemeye dahil edilmiştir. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde bulunan bazı bölgesel farklılıklar haricinde genel eğilimin daha gecikmeli FFF ve daha erken LSF yönünde olduğu dolayısıyla da don olaylarının oluşmadığı dönemin (FFP) gittikçe uzamaya eğilimli olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada ele alınmış dönem boyunca yapılmış olan, ülke ortalamalarından oluşan zaman serisinin doğrusal eğilim analizi LSF’nin her on yılda 0.64 gün geriye gittiğini, FFP’nin ise her on yılda 0.71 gün ileriye gittiğini göstermiştir. Yapılan karşılıklı ilişki analizleri, FFF ve LSF tarihlerinin ve FFP uzunluklarının yıldan yıla değişimlerinin büyük ölçekli atmosferik dolaşımlarla ve de NAO/AO gibi salınım şekilleriyle açıklanabileceğini ortaya çıkarmıştır. Türkiye’deki FFF günlerindeki değişimler ile NAO sonbahar indisleri ve AO indisleri arasında ters orantılı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. İstasyonların çoğu için tespit edilen benzerlik oranı katsayılarının istatistiksel olarak %1 seviyesinde kayda değer olduğu hesaplanmıştır. Türkiye’de istasyonların çoğunda LSF tarihleri ile NAO ve AO ilkbahar indisleri arasında pozitif bağlantılar elde edilmiştir. Ayrıca don oluşmayan dönemin (FFP), NAO/AO indisinin negatif olduğu dönemlerde uzamaya, pozitif olduğu dönemlerde ise kısalmaya eğilimli olduğu tespit edilmiştir.

Devamını oku...

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÖZEL GÜNDEMLİ ÇALIŞMA TOPLANTISI

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü, Aralık 2015 Paris Öncesi ve Sonrası ‘Gelişmeler’ Ve Türkiye’nin Durumu/Tutumu, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu ve
TEMA Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ tarafından ele alındı.

Screen Shot 2015-12-28 at 11.34.01

IPCC, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ RAPORU’NU TÜRKİYE’YE BOĞAZİÇİ ÜNİVERSTİESİ’NDE TANITTI

16haber1

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nden (IPCC) uzmanlar, iklim değişikliği hakkındaki 5. Değerlendirme Raporu’nu İstanbul’da Boğaziçi Üniversitesi’nde tanıttılar. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin ev sahipliğinde 9-10 Eylül 2015 tarihlerinde düzenlenen toplantıda iklim değişikliği ile mücadele için neler yapılması gerektiği ve iklim değişikliği adaptasyonu konuları ele alındı.

Devamını oku...

İKLİM HAKKINDA SÖYLEYECEKLERİMİZ VAR

“İklim hakkında söyleyeceklerimiz var!”

10haber7

“İklim değişikliği hakkında söyleyeceklerimiz var” diyenleri buluşturan TEMA Vakfı ve Boğaziçi Üniversitesi iklim değişikliği mücadelesinde vatandaşların, ulusal ve uluslararası süreçlere katılımının önemine dikkat çekti.

TEMA Vakfı ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, İklim Değişikliği Hakkında Küresel Tartışma etkinliği düzenledi. İklim değişikliğinden etkilenen halkların sesini duyurabilmesi için 80 ülke ve 106 noktada 10 bin katılımcı ile küresel ölçekte düzenlenen etkinliğin Türkiye ayağı, toplumun farklı kesimlerinden gelen 100 bireyin katılımı ile gerçekleşti. 6 Haziran’da Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te yapılan etkinlik kapsamında katılımcılar iklim değişikliği ve enerji konusunda dünya liderlerine iletmek istedikleri mesajları hazırladılar.

Devamını oku...