• +90 212 359 73 45
  • iklimbu@boun.edu.tr

Monthly ArchiveNisan 2019

TÜREB: “Kapasite artışı rüzgar sektörünü canlandıracak”

Okuma süresi 3 dakikadır.

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Hakan Yıldırım, birkaç yıldır küresel anlamda yaşanan ekonomik dalgalanmaların proje finans maliyetlerini artırdığına dikkat çekerek, “Sektördeki yavaşlamanın kapasite artışları ile canlanacağını ve hız kazanacağını düşünüyoruz. Nisan ayı içinde yapılması planlanan YEKA 2 ve Nisan 2020’de alınması planlanan 2 bin MW’lık başvurularla sektör oldukça hareketlenecek ve bir iki yıl sonra yeniden yüksek kapasite artışları gerçekleştirir hale gelecektir” diye konuştu.
TÜREB Başkanı Yıldırım, hızlı büyüme trendine destek olmak için, TÜREB şemsiyesi altında yapıcı bir işbirliği süreci ile karşılıklı diyalogları geliştirme yönündeki çalışmalarına devam edeceklerini belirterek şunları söyledi: “İnşaat izinleri ile ilgili süreçlerin standart hale getirilmesi, kısaltılıp basitleştirilmesi, çelişen mevzuatların RES’ler lehine gözden geçirilmesi, artan finans maliyetlerini azaltacak özel fonların sağlanması öncelikli beklentilerimiz arasındadır.

İklim Biliminde Geçtiğimiz Ay Neler Yaşandı?

Okuma süresi 5 dakikadır.

Her ay iklim bilimciler, iklim değişikliğinin nedenleri ve etkilerini anlamamıza yardımcı olan yeni araştırmalar gerçekleştiriyorlar. Bu araştırmalar, hâlihazırda karşılaştığımız tehditlerin daha net bir resmini çıkarmakla birlikte emisyon oranlarında daha hızlı bir azaltımı gerçekleştirmediğimiz takdirde nelerle karşılaşabileceğimizi gözler önüne seriyor.

İşte iklim biliminde geçtiğimiz Mart ayında yaşananlar:

Ekosistemlere ve Canlı Türlerine Olan Etkileri

Yakın Doğu’nun Dağları Kar Tutmuyor, Su Krizi Güçleniyor!

Okuma süresi 5 dakikadır.

Dünyanın her yerinde olduğu gibi Yakın Doğu’daki dağlık alanlar da bulunduğu bölgenin su kuleleri olarak tanımlanıyor. Su kuleleri bahar döneminde karların erimesiyle aşağıda kalan düzlük bölgelere sağladığı su ile bölgenin ekosistemleri için hayati öneme sahip. *Dr. Yeliz Yılmaz, Prof. Dr. Ömer L. Şen ve Oslo Üniversitesi’nden Kristoffer Aalstad ile birlikte Yakın Doğu’nun su kaynaklarındaki durumu ve kar örtüsü ile olan ilişkisini inceledikleri ve Remote Sensing adlı uluslararası akademik dergide yayımlanan son çalışmasının sonuçlarının hiç de iç açıcı olmadığını söylüyor ve ekliyor: “Karın yerde kalma süresindeki azalma eğilimi devam ederse, 40-60 yıl sonra bölgede kar kalmayabilir.”

Maliye Bakanları İklim Değişikliği Hedeflerini Güçlendirmek İçin Bir Araya Geldi

Okuma süresi 3 dakikadır.

Nisan ayında Dünya Bankası Grubu (WBG) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından düzenlenen Bahar Buluşmaları’nda, 20’den fazla ülkenin maliye bakanları ile bir koalisyon kuruldu ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik kolektif eylemleri destekleyen “Helsinki İlkeleri” olarak bilinen altı ortak ilkeye imza atıldı.

Dünya Bankası Grubu (WBG) ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) 13 Nisan 2019’da gerçekleştirdiği Bahar Buluşmaları’nda, 20’den fazla ülkeden maliye bakanları iklim değişikliğinin etkilerine yönelik daha güçlü kolektif eylemler içeren yeni bir koalisyon başlattı. Yeni kurulan Coalition of Finance Ministers for Climate Action (İklim Eylemi İçin Maliye Bakanları Koalisyonu), özellikle maliye politikası ve kamu maliyesi kullanımı yoluyla ulusal iklim eylemini destekleyen “Helsinki İlkeleri” olarak bilinen altı ortak ilkeye imza attı.

Yeni Analiz: %100 Yenilenebilir Enerji, Mevcut Enerji Sisteminden Daha Ucuz

Okuma süresi 4 dakikadır.

Enerji İzleme Grubu ve LUT Üniversitesi tarafından hazırlanan bir rapora göre, güçlü bir politika çerçevesinin uygulamaya konması durumunda, 2050 yılından önce %100 yenilenebilir enerjiye dayalı küresel enerji sistemine dönüşüm mümkün.

Enerji İzleme Grubu (Energy Watch Group, EWG) ve LUT Üniversitesi, türünün ilk örneği olan bir çalışma gerçekleştirdi. İlk defa negatif emisyon teknolojileri üzerine inşa edilmemiş, uygun maliyetli, tüm sektörleri kapsayan, teknoloji yönünden zengin %100 yenilenebilir enerjiye dayalı bir 1,5 derece senaryosu ana hatlarıyla ortaya koyuldu. Bilimsel modelleme çalışması elektrik, ısınma, ulaşım ve desalinizasyon (tatlı su üretimi için deniz suyunun tuzdan arındırılması) sektörlerinde 2050 yılına kadar toplam küresel enerji dönüşümünü simüle ediyor. 14 bilim insanından oluşan ekibin teknik ve finansal modellemeleri, dört buçuk yıl süren araştırma ve veri toplama sürecine dayanıyor. Analiz, %100 yenilenebilir enerjiye dayanan enerji dönüşümünün, mevcut fosil yakıt ve nükleer enerjiye dayalı sisteme kıyasla daha uygun maliyetli olduğunu ve enerji sektörünün seragazı emisyonlarının 2050’den önce bile sıfırlanabileceğini kanıtlıyor.

Aktivistler Londra’da Hayatı Durduracak

Okuma süresi 2 dakikadır.

İklim değişikliğine karşı hükümetlerin daha fazla adım atması gerektiğini savunan Extinction Rebellion (Yokoluş İsyanı) adlı hareketin destekçileri, konunun aciliyetine dikkat çekmek için iki hafta boyunca ulaşım ağını durdurmayı planlıyor.

İngiltere’de yayımlanan The Times gazetesine göre aktivistler ana caddelerde yol kesme eylemleri de yapacak.

BBC Türkçe’nin haberine göre kolluk kuvvetleri ise bu nedenle Londra’da seyahat edecek kişilere ulaşımdaki olası aksamalar nedeniyle erkenden yola çıkmaları tavsiyesinde bulundu.

Prof. Dr. Murat Türkeş: “Sıcak Hava Dalgalarının Etkilerini Çoktan Hissetmeye Başladık”

Okuma süresi 1 dakikadır.

Atatürk Üniversitesi’nde üç gün boyunca süren “Üniversite Gençliği Anadolu’nun Zirvesinde İklim Değişikliğini Tartışıyor” adlı çalıştaya katılan Prof. Dr. Murat Türkeş, sıcak hava dalgalarının etkilerini klimatolojik olarak çoktan yaşamaya başladığımız söyledi.

Atatürk Üniversitesi’nde üç gün süren “Üniversite Gençliği Anadolu’nun Zirvesinde İklim Değişikliğini Tartışıyor” adlı çalıştay düzenlendi. Çalıştay kapsamında Atatürk Üniversitesi Mavi salonda düzenlenen panele konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Murat Türkeş, yağışların yıllık ortalamasında büyük değişimlerin olduğunu söyleyerek, “Biz zaten sıcak hava dalgalarının etkilerini klimatolojik olarak çoktan yaşamaya başladık. Bunu 1985’ten beri yaşıyoruz. Yakında en kötü senaryo oluşacak. Ne gibi iklim olayları ile karşılaşacağımızı öngöremiyoruz. Ve bu noktaya gelirsek artık geri dönüşü olmayacak” dedi.

Aşırı Hava Olayları Avrupa’ya Neredeyse 500 Milyar Euroya Mâl Oldu

Okuma süresi 3 dakikadır.

İklim değişikliği ile bağlantılı sel, kuraklık, sıcak hava dalgası gibi aşırı hava olayları, 1980 ve 2017 yılları arasında Avrupa genelinde yaklaşık 453 milyar euroluk ekonomik kayba neden oldu.

Avrupa Çevre Ajansı (European Environment Agency-EEA) tarafından yayımlanan yeni verilere göre, 33 Avrupa Ekonomik Bölgesi ülkesi, 2010 yılından itibaren her sene kolektif olarak ortalama 13 milyar euroluk maddi zarara uğradı.

Almanya, İtalya, Fransa ve İngiltere, zarardan en çok etkilenen ülkeler listesinde kendine yer buldu. Fransa’da ise 1980’den beri aşırı hava olayları ve jeofiziksel olaylar nedeniyle 23.415 kişi hayatını kaybetti. Bu rakam ülkeyi Avrupa ülkeleri arasında birinci sıraya yerleştiriyor.

Türkiye’nin Toplam Seragazı Emisyonu ve Kişi Başına Düşen Emisyonlar 2017’de de Arttı

Okuma süresi 2 dakikadır.

TÜİK tarafından bugün paylaşılan verilere göre Türkiye’nin 2017 yılı toplam seragazı emisyon miktarı 1990 yılına göre %140,1’lik bir artış göstererek 526,3 Mt CO2 eşdeğeri oldu. Türkiye’de kişi başına düşen seragazı emisyon miktarı da artış kaydetti. 2016 yılında 6,3 ton CO2e olan değer 2017 yılında 6,6 ton’a yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından bugün (11.04.2019) açıklanan verilere göre Türkiye’de toplam seragazı emisyonu 2017 yılında 526,3 milyon ton CO2 eşdeğeri oldu.

Emisyon Eşitsizliği: Zenginler ve Yoksullar Arasında Uçurum Var

Okuma süresi 4 dakikadır.

Essex Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Nicholas Beuret’in, zenginlerin ve yoksulların ürettiği emisyonlardaki farkları ve bu farkın getirdiği adaletsizliği anlattığı ve Dünya Ekonomik Forumu’nun internet sitesinde yayımlanan yazısını İklim Haber okuyucuları için çevirerek paylaşıyoruz.

Amerikalı kongre üyesi Alexandria Ocasio-Cortez, önümüzdeki 10 yılda ABD’de yoksulluğu ve eşitsizliği azaltırken aynı zamanda ülkeyi karbon nötr bir ekonomiye kavuşturacak bir plan olan Yeşil Yeni Düzen’in (Green New Deal) geniş bir taslağını yayımlayarak çevre politikasında bir sarsıntı yarattı. Birçok kişi tarafından radikal ve gerekli bir adım olarak övgüyle karşılanan plana ABD Başkanı Donald Trump, tipik bir tarzda cevap verdi:

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Skip to toolbar