• +90 212 359 73 45
  • iklimbu@boun.edu.tr

Tag Archive iklim değişikliği

KONFERANS

İklimBu Yönetim Kurulu Üyesi Prof.Dr. Murat TÜRKEŞ, Harran Üniversitesi’nde yapılan ‘Dünyada ve Türkiye’de Gözlenen ve Beklenen İklim Değişiklikleri’ konulu konferansta konuştu.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÖZEL GÜNDEMLİ ÇALIŞMA TOPLANTISI

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü, Aralık 2015 Paris Öncesi ve Sonrası ‘Gelişmeler’ Ve Türkiye’nin Durumu/Tutumu, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu ve
TEMA Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ tarafından ele alındı.

Konferans

İklimBU Yönetim Kurulu Üyesi Prof.Dr.Murat Türkeş, 15 Aralık 2015 tarihinde Ege Üniversitesi’nde ‘Türkiye’de Örneklerle İklim Değişiklikleri, Kuraklık, Çölleşme ve Fırtına Afetleri’ konulu konferans verdi.

IPCC, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ RAPORU’NU TÜRKİYE’YE BOĞAZİÇİ ÜNİVERSTİESİ’NDE TANITTI

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nden (IPCC) uzmanlar, iklim değişikliği hakkındaki 5. Değerlendirme Raporu’nu İstanbul’da Boğaziçi Üniversitesi’nde tanıttılar. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin ev sahipliğinde 9-10 Eylül 2015 tarihlerinde düzenlenen toplantıda iklim değişikliği ile mücadele için neler yapılması gerektiği ve iklim değişikliği adaptasyonu konuları ele alındı.

5. Değerlendirme Raporu, bir yandan iklim değişikliğinin inkar edilemez bir gerçeklik olduğunu ve insan kaynaklı fosil yakıt tüketiminin iklim değişikliğine neden olduğunu ortaya koyarken, diğer bir yandan ise, küresel ısınmayı engellemek ve sürdürülebilir bir geleceği inşa etmek için halen zamanımız olduğunu belirtiyor.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ: HİNDİSTAN’DAKİ SICAK HAVA DALGASI DÜNYA TARİHİNDEKİ EN ÖLÜMCÜL BEŞİNCİ DALGA

Hindistan’da devam etmekte olan kızgın sıcak hava dalgası şimdiye kadar 2300’den fazla insanı öldürerek dünya tarihinde kaydedilmiş en ölümcül beşinci dalga unvanını aldı. Eğer ölü sayısı 2541’i geçerse en ölümcül 4. dalga olarak Hindistan tarihinin en ölümcül dalgası olacak.

Eğer sıcaklık 45.3 C dereceyi aşarsa ve gerekli muson yağmurları gerçekleşmezse ülkenin yerbilimi bakanı yaklaşan felaketi anlatacak söz bulamıyor. Reuters’a göre, Harsh Vardhan; “Devam eden sıcaklık dalgasından dolayı gerçekleşen alışılmışın dışındaki ölün oranları ve muhtemelen gerçekleşmeyecek olan bir diğer muson yağmuru arasında bir bağlantı olmadığı yalanıyla kendimizi kandırmayalım. Bu sadece sıradışı sıcak bir yaz dönemi değil, bu iklim değişikliğidir.” diyor.

BUZULLARIN ERİMESİ VE SONUÇLARI

National Geographic Belgeseli : Buzulların Erimesi ve Sonuçları

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ NE DEMEK ?

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ NEDİR ?

2013/14 Mercator-İPM Araştırmacısı Prof. Dr. Levent Kurnaz, İstanbul Politikalar Merkezi-Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator Girişimi desteğiyle, ortaokul ve lise öğrencilerine dönük etkinlikler içeren eğitim videoları hazırladı.

Serinin ilk dört videosunda “Hava Durumu Nedir?”, “İklim Değişikliği Ne Demek?”, “Sera Etkisi Nedir?” ve “İklim Değişikliğinin Etkileri Nelerdir?” sorularının cevabı aranıyor. Videolarda ayrıca öğretmenlere dönük hazırlanmış etkinlik yönergeleri bulunuyor.

PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÜZERİNE ETKİLERİ

Ham petrolün varil fiyatı Haziran ayında 115 dolarken Ocak ayında 50 doların altına indi. Petrol fiyatlarındaki bu ciddi düşüş çoğumuzun aklına bu fiyatların atmosfere salınan karbondioksit miktarını nasıl etkileyeceği sorusunu getirdi. Bu sorunun cevabını detaylarıyla açıklamadan önce kısa cevabı verelim: Uzun vadede karbondioksit miktarı petrol fiyatlarından fazla etkilenmez.

Petrol fiyatlarındaki düşüşün iki temel sebebi var. Öncelikle dünya ekonomisinde ve özellikle de Çin’de işler beklenildiği kadar iyi gitmediği için petrol talebi her geçen gün azalmakta. Buna karşılık, petrol fiyatlarını sabit tutabilmek için petrol arzının da düşürülmesi gerekiyor, ancak petrol üreticisi ülkelerin başında gelen Suudi Arabistan günlük petrol üretimini kısmayı düşünmüyor. Durum böyle olunca da ham petrolün varil fiyatı 50 doların altına iniyor.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, HAVA KİRLİLİĞİ VE OZON TABAKASI

İklim değişikliği atmosferde normalde de bulunan karbondioksit gibi sera gazlarının miktarının insan etkisi ile artmasının, iklimin dengesini bozmasına verdiğimiz isimdir. Milyonlarca yıldır dünyanın iklimi, insanlığın geliştiği ılıman dönem ve filmlerden bildiğimiz buzul çağları arasında gidip gelmiştir. Bunun sebebi dünyanın güneş etrafındaki hareketidir. Ilıman dönemlerde karbondioksit miktarı milyonda 280 moleküle (280 ppm) çıkmış, buzul çağlarında ise milyonda 180 moleküle (180 ppm) inmiştir. 180 ppm ile 280 ppm arasındaki bu salınım doğaldır. Ancak; bugün, insanlık yeraltında bulduğu tüm kömür, petrol ve doğal gazı yaktığı için bu sayı 394 ppm’e çıkmış ve her sene de 2-3 ppm artmaktadır. Bu, dünyanın milyonlarca yıldır yaşamadığı anormal bir sıcaklık artışına sebep olmaktadır ve olmaya da uzun süre devam edecektir.
Hava kirliliği de insanların ve fabrikaların atmosfere saldığı gazlar ve parçacıklardan oluşmaktadır. Burada ana suçlulardan biri gene karbondioksittir; ancak iklim değişikliğinin baş suçlusu karbondioksit olsa da hava kirliliğinin suçluları arasında karbondioksit küçük bir yer kaplar. Asit yağmuru diye bildiğimiz temel hava kirliliği olayını yaratan parçacıklar kükürt bileşikleridir ve bu bileşiklerin iklim değişikliği ile alakaları yoktur. Kükürt bileşikleri de karbondioksit gibi özellikle termik santrallerin bacalarından salınırlar ama karbondioksidin aksine bunların bacalardan salınmasını engellemek daha kolaydır. 1970’lerin ortasından itibaren yapılan çalışmalarla atmosferdeki kükürt bileşiklerinin miktarı çok azalmıştır.
İklim değişikliği söz konusu olduğunda ise bu kükürt bileşikleri birim dostumuzdur; çünkü onlar gelen güneş ışığını geri yansıtarak dünyanın fazla ısınmasını engellerler. Bu da 1970’lerden beri hava kirliliğini azaltmaya yönelik yaptığımız çalışmaların aslında iklim değişikliğini arttırıcı yönde bir etki gösterdiği anlamına gelir. Gene de şunu unutmamak lazım, iklim değişikliğinin de hava kirliliğinin de temeli bizim yaktığımız kömür, petrol ve doğalgazdır. Bunları yakmayacak olsak ne hava kirliliği kalır ne de iklim değişikliği.
Ozon tabakasının delinmesinin ne iklim değişikliğiyle ne de hava kirliliği ile alakası vardır. Ozon tabakası yerden 50 km yukarıda bulunur ve bizi güneşin zararlı mor ötesi ışınlarından korur. Bu tabakanın zarar görmesi özellikle cilt kanseri vakalarının artmasına neden olur. Doğal şartlar altında bu tabakanın zarar görmesine imkan yoktur; ancak, tamamen insan yapısı olan bir molekül (CFC) ozona büyük zarar verir. Bu zarar da 1970’lerin ortalarında fark edildiğinden, 1987 yılından itibaren ozona zarar veren bu moleküllerin üretilmesi ve kullanımı tüm dünyada yasaklanmıştır. Ozon tabakası da kendi haline bırakıldığında kendisini tamir etmeye başlamıştır. CFC molekülleri aynı zamanda kuvvetli bir sera gazı olduklarından bunların üretiminin yasaklanması iklim değişikliğinin engellenmesi yolundaki çabalara katkıda bulunmuştur.
Görüldüğü gibi hava kirliliği ve ozon tabakasının delinmesinin iklim değişikliği ile ilgileri vardır, ancak bu ilgi genelde düşünüldüğünden çok daha zayıf bir ilişki olduğundan bu üç konuyu birbirinden ayrı olarak ele almakta fayda vardır.

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Skip to toolbar