• +90 212 359 73 45
  • iklimbu@boun.edu.tr

Tag Archive nükleer

ÇOCUKLARIMIZIN İYİLİĞİ İÇİN…

Çocuklarımızın iyiliği için hepimiz aktivist olmalıyız. Ben bunun için 26 Nisan akşamı Galatasaray’daydım. “Nükleere hayır” diyen grupla her konuda hemfikir olduğumdan değil. Gerçi bugünün Türkiyesi için bana “nükleere ne dersin?” derseniz cevabım o akşam İstiklal Caddesi’nde yürüyen kalabalıklar gibi “Hayır” olur, ama benim “Hayır’ım” onların “Hayır’ından” biraz farklı, bunu da biraz anlatmam gerek sanıyorum.

Öncelikle, dünyanın kaynaklarının yeterli olmamasının temel sebebi insan nüfusundaki aşırı artıştır. Dünya nüfusu 2-3 milyar arasında olsaydı enerji üretmek için ne termik ne de nükleer santrallere gerek kalırdı. Bu sebepten ilk değiştirmemiz gereken davranış biçim kaynaklar sınırsızmışçasına üremektir. Kaynaklar sınırlı ve bizler bugün çocuklarımızın hakkını yiyiyoruz, onların günü gelince yiyecek bir şeyleri kalmayabilir.

NÜKLEER SANTRAL GERÇEKTEN GEREKLİ Mİ ?

Öncelikle şunu söylemek gerekiyor: Gerekli olan hem üremeyi, hem de tüketmeyi azaltıp sürdürülebilir bir dünyada yaşamaktır. Dünyanın ekosistemi bir yandan artan nüfusla, bir yandan da azalan kaynaklarla yaşamayı kaldırabilmekten her geçen gün uzaklaşıyor. Ancak, bizler her ne kadar özgür irademizle birilerini bizi idare etmek için seçtiğimizi ve bu seçtiğimiz kişilerin de kendi özgür iradeleriyle doğru yolu seçtiğini düşünsek de, dünyayı ne biz, ne de bizlerin seçtiği kişiler yönetiyor. Dünyayı yöneten küresel sermayedir ve küresel sermaye bizlerin hem daha fazla ürememizi, hem de daha fazla tüketmemizi istiyor, çünkü onlar güçlerine ancak bu şekilde güç katıyorlar. Dolayısıyla vermemiz gereken tüm kararlarda bu nesnel gerçekliği göz önüne almalıyız.

GERÇEKTEN NÜKLEER FELAKET Mİ ?

Japonya 11 Mart günü tarihteki en kötü deprem felaketlerinden birini yaşadı. Her ne kadar daha kurtarma çalışmaları ve depremden kaynaklanan can ve mal kaybının tespiti sürmekteyse de dünyanın ilgisini çeken ana unsur iki nükleer santraldeki sorunlar oldu.

Öncelikle başlıktaki soruya cevap verelim: Bu henüz bir nükleer felaket değil ancak hızla Çernobil’in ardından dünyadaki en büyük nükleer felaket olmaya doğru yol alıyor. Fakat durum ne olursa olsun, bu olay bir Çernobil vakası olmayacak.

DOĞRU BİLDİKLERİMİZİ GÖZDEN GEÇİRME ZAMANI

Günümüzde insanlığı bekleyen en önemli sorun küresel iklim değişikliğidir. Özellikle Kopenhag sonrasında küresel sermayenin iklim değişikliğini durdurmaya yönelik çabaları baltalamasıyla dünya neredeyse hayatın varlığını tehdit eden bir yola girmiş oldu. Şu anda atmosferdeki CO2 miktarı 390ppm ve her geçen sene bu 2-3ppm daha artıyor. Nereye gittiğimizi anlatmak için bir sayı vermek yeterli, Antarktika’nın buzlarla kaplı olmadığı en son dönemde atmosferdeki CO2 miktarı 450ppm’di. Yani ciddi bir değişiklik olmazsa yaklaşık 2035 yılında ulaşacağımız CO2 miktarında artık kutuplarda buz kalması olası değil, bu da dünyadaki ortalama deniz seviyesinin 75 metre yükselmesi anlamına geliyor.

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Skip to toolbar